Eğitim Bir-Sen’den Kadınlar Günü mesajı

Eğitim Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ile alakalı mesaj yayımladı. Acar, hayatın müşterek olduğuna, aile yapısının önemine ve kadın haklarına dikkat çekti.Bursa-Eğitim Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, insan olmanın şerefini, yeryüzünü imar ve ıslah etmenin sorumluluğunu birlikte üstlenen kadın ve erkeğin birbirinin velisi, dostu ve yardımcısı olduğunu, her şeyden evvel hayatın her alanında kadın ve erkeğin bir ve beraber olduğunu belirtti. Kadının anne, eş, kardeş olarak toplumun ve hayatın kurucu unsuru, temeli olduğuna dikkat çeken Acar, ‘Aile, sevginin, şefkatin, merhametin, paylaşmanın limanı, medeniyetlerin korunağıdır. Aile, fert ve toplum olarak ilk savunma hattımız, kalemizdir. Kadın ve erkek, bizim kültürümüzde, cinsiyete indirgeyen bakış seviyesinin anlayamayacağı çok yüksek ve ulvi bir yaklaşımla ifade edilen varoluşun belirleyici unsuru, dayanağı olmuştur’ dedi.Ekonomi ve inanç merkezli olarak değişen toplum ve kültür hayatıyla birlikte kadın algı ve anlayışında farklılaşma olmasının tarihi bir realite olduğunu vurgulayan Acar, sanayi ve şehirleşme devrimi sürecinde, kadının yeni rol ve statüsüyle birlikte aile eksenli toplumsal uyuma ve bütünlüğe dayalı geleneksel yapının değişime uğratıldığını, kadını önceleri ucuz iş gücü olarak istihdam eden zihniyetin zamanla tüketim dünyasında elverişli bir figüre dönüştürdüğünü, sonra da masum mecburiyetleri, hak ve özgürlükleri istismar ederek kapitalist ideolojinin nesnesi yaptığını söyledi.’dünya kadın haklarına sessiz kalıyor’Dünyanın birçok yerinde yaşanan yoksulluk, istismar, eşitsizlik, ağır çalışma şartları, haklardan yoksun iş hayatı gibi meselelerin dayanılmaz ölçüde mağdur ettiği kadınların meselelerine sessiz ve seyirci kalıp gereken tepkiyi vermemelerinin sebebini, meseleye ideolojik ve çifte standartlı bakmaları olduğuna bağlayan Acar, ‘Dünyanın birçok bölgesinde emperyalist emeller uğruna hak ihlallerinden taciz ve tecavüze, savaş ve terörün sebep olduğu kitlesel göçe ve ölümlere, 28 Şubat’ta olduğu gibi eğitim hakları gasp edilen kadın ve kızlarımızın büyük mağduriyetlerine sessiz ve seyirci kalmalarının nedeni de aynıdır’ dedi.İnsan hak ve onurunun olmadığı yerde kadın hakkının da erkek hakkının da olamayacağını vurgulayan Acar, geleneksel işleyişiyle köklü ve güçlü olan toplum yapımızın, ilke ve temelleriyle aile hayatımızın imha edilerek çökertilmek, nesillerin yok edilmek istendiğini belirtti.’Aile birliği olmadan, toplumsal birlik olmaz’Bir medeniyet hareketinin ilk odağı, ilk okulu, ilk aşaması olan ailenin imha edilmesinin, insanı tarihte olmadığı kadar aidiyetinden koparmış, yalnız, yardımsız, çaresiz, çözümsüz bıraktığını dile getiren Başkan Acar, ‘Hangi dil ve söylemle olursa olsun basitlikten de öte bayağı düşüncelerin yalan rüzgarına kapılarak özünde kadını aşağılayan, değersizleştiren, aileyi ve evi önemsizleştiren yaklaşımlar, hiçbir düşmanın yapamayacağı ölçüde milli ve insani bağlarımızı tahribe yönelmiştir. İnsanlık cephesinin son direniş hattında bütün gücümüzle, devlet ve millet olarak kadını da aileyi de savunuyoruz, savunacağız. Şiddetten zararlı bağımlılıklara kadar yıkıcı etkileriyle toplumu doğrudan etkileyen birçok kötülüğün sebebi, ailenin zayıflamasıdır’ dedi.Yöneticilerin ‘İstanbul Sözleşmesi’ üzerine oluşan haklı kaygılara daha fazla hassas olmalarını söyleyen Eğitim Bir-Sen Bursa 1 No’lu Şube Başkanı Ramazan Acar, ‘Modernizmin ve çalışma hayatının getirdiği stres ve sıkıntıların çözüm yolları, medeniyet birikimimizde vardır. Mobbing raporuyla, çalışan kadınlara yapılan haksızlıkları, yıldırmaları gözler önüne serdik. Kadınlarımızın iş hayatında daha uygun bir çalışma ortamına kavuşmaları için sendikal mücadele çok önemlidir. Büyük hedefler, güçlü kadınlarla gerçekleşir fehvasınca ülkemizdeki ve yurt dışındaki kadın örgütleriyle iş birliği, hedef ve proje ortaklığı yaparak vizyonumuzu ortaya koyduk. Haklılığımızdan kaynaklanan, örgütlülüğümüzle daha etkin olan gücümüz ve birikimimizle, nerede olursa olsun, kadınlara yapılan haksızlıkların karşısında olduk. Bu hassasiyetle 28 Şubat’ta ideolojik ayrımcılıkla ötelenen kadının kimlik ve kişiliğinden taviz vermeden yasakların zindanından çıkmasını sağladık. Terör şebekeleri tarafından çocukları kandırılıp dağa kaçırılan annelerin özlemlerine ortak olduk’ dedi.Ev, aile ve çalışma düzeni arasındaki ilişkileri belli bir denge gözeterek hazırladıkları kadın raporunu başta ilgili bakanlık olmak üzere bütün kamuoyunun istifadesine sunduklarını söyleyen Acar, ‘Eğitim-Bir-Sen olarak, güçlü toplumun sağlam aile, sağlam ailenin şuurlu kadınla inşa edileceği inancıyla, geleneksel yapının, yeni realitelerin ışığında yorumlanarak, hayatın doğasına en uygun çözümlerin aranıp bulunması gerektiğini öneriyoruz. Ama bunun yolu asla aileyi dağıtmak, insanı aileden koparmak olmamalıdır. Millet olarak birlik ve beraberliğimizi, dayanışmamızı daha da güçlendirmemiz gereken bir dönemde, bu Dünya Kadınlar Günü’nün kadınlarımızın ve tüm dünya kadınlarının sorunlarının çözümü için yeni bir başlangıç olmasını temenni ediyoruz’ diyerek sözlerini sonlandırdı. – BURSA

Bir önceki yazımız olan Deprem gerçeği ve Bursa başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*